Kenya’da Bir Gönüllü

Kenya’da Bir Gönüllü

Ayda Özeren
Bölge 2440 Geçmiş Dönem Guvernörü 2023-2024
CADRE (Rotary Vakfı Teknik Danışmanı) 

Bazı yollar bir yere götürmez, kendinize getirir.

Benim için Kenya, sadece Rotary Vakfı’nın görevlendirilmesiyle gittiğim coğrafi bir koordinat değil, ruhumun derinliklerine yaptığım en sarsıcı yolculuktu.

“Kendinden Önce Hizmet” ilkesi ve dünyaya dokunma arzusuyla yola çıkmış olsam da beni dönüştüren, ötesini idrak etmemi sağlayan, güçlendiren, köklerimi sağlamlaştıran, hayat amacımı hatırlatan, büyük ideallerin peşinden koşan birine dönüştüren bir yolculuk.

Bu hayatta hiçbir şey bir rastlantıdan ibaret değil. Yolculuğun daha ilk dakikalarında beni derinliklerime gömen cümleyle başladı her şey…

Yedi saatlik yolculuk başlamak üzereyken ne seyretsem arayışı içinde son derece iddiasız, IMDB skoru düşük ve adına daha önce hiç rastlamadığım bir film önüme atladı…

“Life of Chuck”. Filmle ilgili herhangi bir ipucum olmadığı için boşlukta seyretmeye daldım. Ve daldım!

Walter Whitman’ın şiirine, filmin sondan başa akış örgüsüne, hayatı sorgulama şekline, bakış açısına…

“I contain multitudes…”

Öyle bir şiir ki insanın çok yönlülüğünü ve içsel çelişkilerini anlatıyor. Bir değiliz hiçbirimiz.

Tek kimliğimiz yok, içinde farklı duyguları, düşünceleri, sorumlulukları, zıtlıkları barındıran

Büyük bir ÇOKLUK.

“I am large, I contain maltitutes”…

Ben genişim çokları barındırırım…

Uzun süre düşündüm.

Yıllar önce kitabıma koyduğum isim de aynı böyleydi azdım ama çoktum.

İçimde çokları barındırdığım geniş kocaman bir evrendim ben…

İçime sığdırmaya çalıştığım, duygusuyla düşünceleriyle zıtlıkları zayıflıkları ile muhteşem bir evrenin ne kadarına hakimdim?

Kendimin ne kadarını tanıyordum? Kendimi ne kadar biliyordum?

Çocukluğum, yalnızlığım, içimde çürüttüğüm, büyüttüğüm öfkelerim sevgilerim korkularım…

Gitmeden olduğum onca aşı, ilaç, uyarılar…

Oldukça riskli, bünyemin bilmediği bu yolculuğun başında korkularımı dindirmeye çalışırken içimde uyanan bu çokluğu nasıl susturacağım?

Uykusuzluk ve aşırı düşünmenin gerginliği ve bu zıtlıkların verdiği yoğun bir beyin sisiyle daha önce hayatımda hiç bulunmadığım benim için her şeyiyle tamamen yabancı topraklara ayak basıverdim gecenin kör karanlığında.

Kenya’da bir gönüllüyüm an itibariyle…İner inmez karıştığım kalabalıkta görsel olarak kaçınılmaz ötekiyim…Dikkat çekiyorum kalabalıkta…Herkes bana bakıyor gibi hissediyorum…Bakıyor da aslında. Ama dışlamak için değil. Bulunuşumu kolaylaştırmak için…

O kadar sıcak karşılanıyorum ki…

O kadar büyük kapsanıyorum ki…

Karşılaştığım herkes sanki benim için orada, benim hayatımı kolaylaştırmak için her şeyi düşünmüş önceden.

Rotary’nin eylem planının temelinde yatan o “etki yaratma” ve “uyum sağlama” gücünü, henüz sahaya inmeden yerel halkın o sıcak karşılamasında hissetmek…

Öğreniyorum, deneyimliyorum, yaşıyorum…

Hem de Bir Rotaract Projesine, kadınların gençlerin istihdamına, ekonominin yerelleştirilip güçlenmesine sağlık konusunda toplumun bilinçlendirilmesine aracılık eden bir küresel bağış projesinin teknik danışmanı olarak…

Siaya’nın tozlu yollarında ilerlerken şahit olduklarım, bildiğim tüm öncelikleri altüst etti…

Yokluğun İçindeki Şükran: Akmayan suları, çeşmesiz köyleri ve tedavi edilemeyen hastalıkları gördüm. Ancak tüm bu olanaksızlığın içinde, ufacık bir gülümsemenin yarattığı o muazzam kelebek etkisini yaşadım.

Mücadelenin İnsan Yüzü: Çocuk yaşta anne olan kızları, paçavradan toplarla oynayan çocukları ve hastalığın amansız yüzünü gördüm. Doktorların çaresizliğine, öğretmenlerin bitmek bilmeyen azmine şahitlik ettim. Bulunuşumun bile oradaki yardımseverlere nasıl tarifsiz bir güç verdiğini ne kadar değerli olduğunu hissettim.

Gerçek Lüksün Tanımı: Duştan akan temiz suyun ne büyük bir lüks olduğunu, bir yudum soğuk meşrubata duyulan özlemi bizzat deneyimledim. Su fakiri olmanın zorluğunu ve maalesef bunu hala anlamadığımızı; toprak yollar cildimi kırmızıya boyarken, aslında köklerimin ne kadar derinleştiğini hissettim.

Rotary’nin “Hizmet Yoluyla Barış” felsefesi, sadece bir slogan değil, bir yaşam biçimi artık benim için. Paranın değiştiremediği o saf insanlığı, paylaşabilmenin sınırsızlığını ve iyiliğin sessiz ama devasa gücünü Kenya’nın o ücra köşelerinde iliklerime kadar hissettim.

 Bir hafta süren bu gönüllülük yolculuğunun sonunda, haritada yerini göstermekte zorlanacağım o yerler, kalbimin tam merkezine yerleşti. Artık eski ben değilim; içimde o büyümeyen çocukların korkusunu, kadınların mücadelesini ve yardımseverliğin hakikatini taşıyorum.

Ben artık “genişim”, ben artık “çokları barındırıyorum”.

Çünkü ben kendinden önce hizmet idealiyle kendini unutan; unvana ve etiketlere ihtiyacı olmadan hizmet eden bir ROTARYENİM…